Featured Product
Featured Product

KONYA & MEVLANA KİTABI 8 DİLDE YAYINLANDI...

KONYA & MEVLANA KİTABI 8 DİLDE YAYINLANDI...

Çetiner Müzikn »

 

Featured Product

Tekkede müzik var

Tekke, sufi ve ritm sözcükleri bir araya gelmiş ve ortaya farklı bir müzik albümü çıkmış. Sufilik hikayesini ritm diliyle anlatmaya çalışan eser, geleneksel motifler kadar Latin, Hint tınılarına da yer veriyor Tekke, tasavvuf erbabının oturup kalkmasına, süluk çıkarmasına ve ayin yapmasına mahsus yerlere verilen bir isim. Tekke müzik kültüründen yola çıkan Tekke Sufi Ritm albümü, Türkiye"de müzik piyasasının hemen hemen tamamı İstanbul"dayken Konya"da yapılmış özgün bir albüm çalışması. Albümü her sene onlarcası çıkan diğer sufi müzik albümlerinden farklı kılan tarafı, sufilik hikayesini ritm diliyle anlatmaya çalışıyor olması. Perküsyonuyla albüme hayat veren Suat Orhan, aslında Konyalı bir müzisyen, yıllarca her tür müzikte eşlik sazı olarak sahne ve stüdyo çalışmalarında bulunmuş. Fakat son bir buçuk yılını Tekke Sufi Ritm albümü için çalışarak geçirmiş. Daha önce de Çetiner Müziğin yapımcısıyla albümler kaydeden Suat Orhan"a solo enstrümantal albüm teklifi yine yapımcısı Hikmet Çetiner"den gelmiş. Daha sonra albüm için üstat İsmail Coşar"a teklif götürülmüş ve o da kabul ederek üç esere katkıda bulunmuş. Bunlardan ilk ikisi "Severim Ben Seni" eseri içindeki "Ruhum Sana Hayrandır Efendim" kasidesi ile "Allahü Allah" eseri içindeki "Salatu Selam". Son olarak "Tekke ve Şiir" isimli çalışmada, İsmail Coşar ilk defa "Beyhude Gamlanma Gönül" ve "Derdime Vakıf Değil, Canan Beni Handan Bilir" isimli şiirleri seslendirmiş. "Bülbül ve Veysel Karani" adlı eserde de Ali Toprak tarafından "Elveda" kasidesi seslendirilmiş. Albüme sesleriyle renk verenlerin dışında Suat Orhan"a neyde aynı zamanda Selçuk Üniversitesi"nde akademisyen olarak görev yapan Süleyman Yardım ve tamburda Kültür Bakanlığı sanatçılarından Kağan Ulaş eşlik etmişler. Albümün mimarı Suat Orhan, kayıtlarda klasik tasavvuf müziği vurmalı sazları bendir ve daireye ilaveten tef, küp (udu), marakas, kabasa, shaker, bas darbuka gibi geniş bir ritm saz takımı kullanmış. Dolayısıyla albümde klasik tasavvuf müziği ritm kalıplarından Latin müziğe, Hint müziğinden teknoya kadar dünya müziğinin çeşitli tınılarını sufi müzikle uyum içerisinde dinleyebilmek mümkün. Suat Orhan bu ritm çeşnisini bize anlatırken, sufi müziğin ruhuna bir halel getirmeden, onu yediden yetmişe herkesle paylaşmak isteğinin bu yapının oluşmasında büyük rol oynadığının altını çiziyor. Çünkü ona göre tasavvuf bilinebilen, yaşanabilen ama anlatılması hayli zor olan bir hal, bunun için o da bunu ritmle anlatma gereği duymuş. Tekke Sufi Ritm albümüne ismini de veren Tekke, beş farklı ritmden oluşan ve emprovizasyonlarla zenginleşmiş bir beste. Bahsettiğimiz eserlerin dışında sufi müziğe aşina olan herkesin kolaylıkla tanıyabileceği, Ben Yürürüm Yane Yane, Erler Demine, Aşk Olsun ve Ruyi Siyahım gibi baş eserler, farklı ritm yorumlarıyla ve Süleyman Yardım üstadın ney nağmeleriyle albümde yerini alıyor. Suat Orhan"ın, daha özgün kompozisyonla karşımıza çıkmayı planladığı yeni albüm çalışmalarına şimdiden başladığını da kaydedelim. "

Çetiner Müzikn »

 

Featured Product

Tasavvuf müziğinin seçkin eserleri

Tasavvuf müziğinin seçkin saz eserleri, saz semaisi, peşrev ve taksimlerden oluşan, ney nağmelerinin birleştiği Nar-ı Nay albümü Çetiner Müzik etiketi ile çıktı. Neyzen Süleyman Yardım'ın imzasını taşıyan albümde, tasavvuf müziğinin tanının ve sevilen 'Aşkın ile Aşıklar, Ah Nice Bir Uyursun, Buyruğun Tut, Durmaz Yanar' gibi eserlerinin yanı sıra hicaz, evc-ara, acemaşiran taksimleri, acem kürdi peşrev, segah saz semaisi ve tekbir salavat gibi eserler yer alıyor. Kültür-Sanat

Çetiner Müzikn »

 

Featured Product

Tasavvuf müziğinin seçkin eserleri

Tasavvuf müziğinin seçkin saz eserleri, saz semaisi, peşrev ve taksimlerden oluşan, ney nağmelerinin birleştiği Nar-ı Nay albümü Çetiner Müzik etiketi ile çıktı. Neyzen Süleyman Yardım'ın imzasını taşıyan albümde, tasavvuf müziğinin tanının ve sevilen 'Aşkın ile Aşıklar, Ah Nice Bir Uyursun, Buyruğun Tut, Durmaz Yanar' gibi eserlerinin yanı sıra hicaz, evc-ara, acemaşiran taksimleri, acem kürdi peşrev, segah saz semaisi ve tekbir salavat gibi eserler yer alıyor. Kültür-Sanat

Çetiner Müzikn »

 

Featured Product

IŞIĞA GELENLERs

Mevlana'dan etkilenip İslamı seçtiler Konya'ya ziyaretlerinde Mevlana'dan, eserlerinden ve felsefesinden etkilenen ABD, İsviçre, İtalya, İsveç ve Meksikalı 7 kişinin Müslüman olması belgesel oldu. 18 Şubat 2009 10:37 Konya'ya ziyaretlerinde Mevlana'dan, eserlerinden ve felsefesinden etkilenen ABD, İsviçre, İtalya, İsveç ve Meksikalı 7 kişinin Müslüman olması, bir müzik firması tarafından belgesel haline getirildi. Konya'da sufi müziği albümleri ile bilinen Çetiner Müzik Film Yapım'ın sahibi Hikmet Çetiner, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Mevlana ve Mevleviliğin tanıtımı amacıyla bugüne kadar birçok eser hazırladıklarını söyledi. Son olarak Türkiye ve hatta dünyada büyük ilgi göreceğine inandıkları bir belgesel film hazırladıklarını ifade eden Çetiner, Işığa Gelenler (Who Find The Light) adlı belgeselin yaklaşık 40 dakika olduğunu kaydetti. Belgeselde farklı ülkelerde yaşayan insanların Mevlana'yı ve felsefesini duyarak Konya'ya gelişleri, burada yaptıkları araştırmalar ve yaşadıkları bazı manevi olayların ardından İslamiyeti seçmelerinin anlatıldığını bildiren Çetiner, şunları söyledi: ''Peter Cunz ve eşi Anna Regard Cunz (İsviçre), Elizabeth Gubelman (İsveç), Federiko Stocktan (Meksika), Sher Gamard (ABD), Brigitte Schlappi (İsviçre), Monica Belli (İtalya), Mevlana ve ardından İslam ile nasıl tanıştıklarını ve hayatlarında ne gibi değişiklikler olduğunu anlattı. 3 yıl gibi uzun bir çalışmanın ardından hazırladığımız bu belgesel Türkçe anlatımlı ve İngilizce alt yazılı olarak yapıldı. DVD formatında hazırladığımız belgeseli önümüzdeki günlerde piyasaya sunacağız.'' Çetiner, Müslüman olan bu kişilerin kendi ülkelerinde İslam'ı anlattıklarını, insanların kafasında oluşan farklı İslam anlayışını değiştirmeye çalıştıklarını belirtti. İsviçre'den Peter Cunz, belgeseldeki konuşmasında, Konya'ya ilk kez öğrencilik yıllarında geldiğini belirterek, şu bilgileri veriyor: ''Arkadaşlarla Mevlana Müzesi'ni ziyaret ettik. Müzeye girince bir anda kalbimin çarpıntılarını duydum. Kendimi farklı bir atmosferde buldum. İsviçre'ye döndüğümde aklım burada kaldı. Birkaç kez rüyamda türbeyi gördüm. Bir süre sonra Konya'ya yine geldim ve Mevlana'yı araştırdım. Mevlana'yı araştırırken aslında İslam'ı araştırdığımı anladım. Mevlana'nın felsefesi İslam'ın kendisidir. Mevlana, İslam'dan farklı bir şey söylemiyordu. İsviçre'ye dönüşte araştırmaya devam ettim. Müslüman olmaya karar verdim. Çünkü Mevlana'yı anlamanın yolu İslam'dan geçiyordu. 'Gel, ne olursan ol yine gel' sözü beni çok etkilemişti.'' -''ARADIĞIM CEVAPLARI İSLAM'DA BULDUM''- Peter Cunz'un eşi Anna Regard Cunz ise kendisini Mevlana aşığı olarak tanımlıyor. Daha önce tutucu Hristiyan olduğunu ifade eden Cunz ise belgeselde şunları belirtiyor: ''Zamanla bazı sorularımın cevabını Hristiyanlıkta bulamadım. Eşimden de etkilenerek İslamı ve Mevlana'yı inceledim. Aradığım cevapları İslam'da buldum. Son dönemlerde İslam'a yönelik eleştirilere çok üzülüyorum. Avrupa'da insanların kafasında çok farklı bir İslam var. Anlattığım ile kendi bildikleri İslam arasında fark olduğunu söylüyorlar. İslam birdir. Önemli olan onu doğru anlamak. Yaradan'ı, yaradılanı sevmeyi Mevlana'dan öğrendik. Mevlana'yı anlamak İslam'la şereflenmek çok güzel.'' -''KONYA'YA GELİŞİM SEVİNÇ, DÖNÜŞÜM HÜZÜNDÜR''- İsveçli Elizabeth Gubelman, daha önce Müslüman olan arkadaşları sayesinde Konya'ya geldiğini ve İslam'la tanıştığını belirtiyor. Mevlana ve İslam'ı araştırırken sema izlediğini ifade eden Gubelman, şunları anlatıyor: ''Sema izlerken kendimi diğer işlerden soyutlayarak apayrı bir dünyada buldum. Mevlana ile İslam'ı tanıdım. Konya'ya sık sık geliyorum. Mevlana Müzesi'ni ziyaret ediyorum. Konya'ya gelişim sevinç, dönüşüm hüzündür. Mevlana'ya yakın olmak en büyük isteğimdir, karanlıktan ışığa kavuşmaktır, aşkı bulmaktır. Güzelliği ve doğruyu buldum.'' Meksikalı Federiko Stocktan, Konya'ya geliş nedeninin Mevlana'nın ruhunu ziyaret etmek olduğunu vurguluyor. Stocktan, şunları söylüyor: ''Mevlana'nın yolu bizi İslam'a ve güzelliğe götürdü. Buradaki dostlarımızla Mevlana ve İslam'ın yolundan gitmeye çalışıyoruz. Mevlana'nın hayat felsefesi insanlığın kurtuluşudur. Dünya zulümlerden, savaşlardan ve sevgisizlikten ancak Mevlana'nın felsefesi ile kurtulur.'' -''İNSANLARIN MUTLULUĞU''- ABD'li Sher Gamard da 7 yıl önce yıl önce eşinin Müslüman olması üzerine İslam'ı araştırdığını ve zamanla büyük hayranlık duyduğunu anlatıyor. İslam'ı tanıdığı için şükrettiğini belirten Gamard, şöyle konuşuyor: ''Eşimle namaz kılıyorum. Bütün sıkıntılarımdan kurtulup huzura kavuşuyorum. Eşim işi dolayısıyla Konya'ya uğruyordu. Mevlana'yı ziyareti sırasında aldığı kitaplardan etkilendi. Sonra yine Mevlana için Konya'ya geldiğinde Mevlana ve İslam'ı araştırdı ve Müslüman olmaya karar verdi. Bana söyledi, saygı duydum. Eşim İslam'ı tanıyınca hayatımız tamamen değişti. Mevlana'nın eserlerini, Kur'an-ı Kerim'i okudum. Çok önemli mesajlar var. İnsanların mutluluğu, İslam'ın emirleri, Hz. Muhammed'in sözleri ve Mevlana felsefesindedir.'' -''TÜM İNSANLARI SEVİN''- İsviçreli Brigitte Schlappi, Mevlana'yı tanıdığında çok duygulandığını ve ağladığını söyleyerek konuşmasına başlıyor. Konya'ya artık sık gelmeye başladığını kaydeden Schlappi, şunları söylüyor: ''Mevlana'yı anladıkça ferahladığımı hissettim. Neyden çok etkilendim. Dinlerken kendimi maneviyatın en derinlerinde buldum. Ney beni tedavi etti. İslam'la tanıştım. Müslüman oldum. Mevlanalar, Yunuslar, 'tüm insanları sevin' diyor. Yaradan'ı seven insana dünyada umutsuzluk yoktur. Bunalımların en kötüsünü yaşadığım anda Mevlana'yı tanıdım, eserlerini okudum. O'nun sözleri sayesinde karanlık geceden aydınlık sabaha kavuştum.'' İtalyan Monica Belli, yıllar önce Konya'ya, Mevlana'ya geldiğinde dünyada hiçbir yerde hissetmediği duyguları hissettiğini söylüyor. Konya'da bulunmaktan çok mutlu olduğunu ifade eden Belli, ''Mevlana sevgisi beni mıknatıs gibi çekiyor. Konya'ya ilk geldiğimde farklı bir enerji hissettim. Buraya her yıl gelmeyi alışkanlık haline getirdim. Mevlana'yı tanımadan önce İslam'ı farklı biliyordum ama Mevlana'nın eserlerini okudukça düşüncelerim değişti. Mevlana İslam'ı anlatmak için anahtar'' diyor. AA "

Çetiner Müzikn »

 

Featured Product

Mevlana'dan etkilenip müslüman oldular

Konya'ya ziyaretlerinde Mevlana'dan, eserlerinden ve felsefesinden etkilenen ABD, İsviçre, İtalya, İsveç ve Meksikalı 7 kişinin Müslüman olması, bir müzik firması tarafından belgesel haline getirildi. AA Konya- Konya'da sufi müziği albümleri ile bilinen Çetiner Müzik Film Yapım'ın sahibi Hikmet Çetiner, Mevlana ve Mevleviliğin tanıtımı amacıyla bugüne kadar birçok eser hazırladıklarını söyledi. Son olarak Türkiye ve hatta dünyada büyük ilgi göreceğine inandıkları bir belgesel film hazırladıklarını ifade eden Çetiner, Işığa Gelenler (Who Find The Light) adlı belgeselin yaklaşık 40 dakika olduğunu kaydetti. Belgeselde farklı ülkelerde yaşayan insanların Mevlana'yı ve felsefesini duyarak Konya'ya gelişleri, burada yaptıkları araştırmalar ve yaşadıkları bazı manevi olayların ardından İslamiyeti seçmelerinin anlatıldığını bildiren Çetiner, şunları söyledi: ''Peter Cunz ve eşi Anna Regard Cunz (İsviçre), Elizabeth Gubelman (İsveç), Federiko Stocktan (Meksika), Sher Gamard (ABD), Brigitte Schlappi (İsviçre), Monica Belli (İtalya), Mevlana ve ardından İslam ile nasıl tanıştıklarını ve hayatlarında ne gibi değişiklikler olduğunu anlattı. 3 yıl gibi uzun bir çalışmanın ardından hazırladığımız bu belgesel Türkçe anlatımlı ve İngilizce alt yazılı olarak yapıldı. DVD formatında hazırladığımız belgeseli önümüzdeki günlerde piyasaya sunacağız.'' Çetiner, Müslüman olan bu kişilerin kendi ülkelerinde İslam'ı anlattıklarını, insanların kafasında oluşan farklı İslam anlayışını değiştirmeye çalıştıklarını belirtti. İsviçre'den Peter Cunz, belgeseldeki konuşmasında, Konya'ya ilk kez öğrencilik yıllarında geldiğini belirterek, şu bilgileri veriyor: ''Arkadaşlarla Mevlana Müzesi'ni ziyaret ettik. Müzeye girince bir anda kalbimin çarpıntılarını duydum. Kendimi farklı bir atmosferde buldum. İsviçre'ye döndüğümde aklım burada kaldı. Birkaç kez rüyamda türbeyi gördüm. Bir süre sonra Konya'ya yine geldim ve Mevlana'yı araştırdım. Mevlana'yı araştırırken aslında İslam'ı araştırdığımı anladım. Mevlana'nın felsefesi İslam'ın kendisidir. Mevlana, İslam'dan farklı bir şey söylemiyordu. İsviçre'ye dönüşte araştırmaya devam ettim. Müslüman olmaya karar verdim. Çünkü Mevlana'yı anlamanın yolu İslam'dan geçiyordu. 'Gel, ne olursan ol yine gel' sözü beni çok etkilemişti.'' "Aradığım cevapları İslam'da buldum'' Peter Cunz'un eşi Anna Regard Cunz ise kendisini Mevlana aşığı olarak tanımlıyor. Daha önce tutucu Hristiyan olduğunu ifade eden Cunz ise belgeselde şunları belirtiyor: ''Zamanla bazı sorularımın cevabını Hristiyanlıkta bulamadım. Eşimden de etkilenerek İslamı ve Mevlana'yı inceledim. Aradığım cevapları İslam'da buldum. Son dönemlerde İslam'a yönelik eleştirilere çok üzülüyorum. Avrupa'da insanların kafasında çok farklı bir İslam var. Anlattığım ile kendi bildikleri İslam arasında fark olduğunu söylüyorlar. İslam birdir. Önemli olan onu doğru anlamak. Yaradan'ı, yaradılanı sevmeyi Mevlana'dan öğrendik. Mevlana'yı anlamak İslam'la şereflenmek çok güzel.'' ''Konya'da gelişim sevinç, dönüşüm hüzündür" İsveçli Elizabeth Gubelman, daha önce Müslüman olan arkadaşları sayesinde Konya'ya geldiğini ve İslam'la tanıştığını belirtiyor. Mevlana ve İslam'ı araştırırken sema izlediğini ifade eden Gubelman, şunları anlatıyor: ''Sema izlerken kendimi diğer işlerden soyutlayarak apayrı bir dünyada buldum. Mevlana ile İslam'ı tanıdım. Konya'ya sık sık geliyorum. Mevlana Müzesi'ni ziyaret ediyorum. Konya'ya gelişim sevinç, dönüşüm hüzündür. Mevlana'ya yakın olmak en büyük isteğimdir, karanlıktan ışığa kavuşmaktır, aşkı bulmaktır. Güzelliği ve doğruyu buldum.'' Meksikalı Federiko Stocktan, Konya'ya geliş nedeninin Mevlana'nın ruhunu ziyaret etmek olduğunu vurguluyor. Stocktan, şunları söylüyor: ''Mevlana'nın yolu bizi İslam'a ve güzelliğe götürdü. Buradaki dostlarımızla Mevlana ve İslam'ın yolundan gitmeye çalışıyoruz. Mevlana'nın hayat felsefesi insanlığın kurtuluşudur. Dünya zulümlerden, savaşlardan ve sevgisizlikten ancak Mevlana'nın felsefesi ile kurtulur.'' ''İnsanların mutluluğu" ABD'li Sher Gamard da 7 yıl önce yıl önce eşinin Müslüman olması üzerine İslam'ı araştırdığını ve zamanla büyük hayranlık duyduğunu anlatıyor. İslam'ı tanıdığı için şükrettiğini belirten Gamard, şöyle konuşuyor: ''Eşimle namaz kılıyorum. Bütün sıkıntılarımdan kurtulup huzura kavuşuyorum. Eşim işi dolayısıyla Konya'ya uğruyordu. Mevlana'yı ziyareti sırasında aldığı kitaplardan etkilendi. Sonra yine Mevlana için Konya'ya geldiğinde Mevlana ve İslam'ı araştırdı ve Müslüman olmaya karar verdi. Bana söyledi, saygı duydum. Eşim İslam'ı tanıyınca hayatımız tamamen değişti. Mevlana'nın eserlerini, Kur'an-ı Kerim'i okudum. Çok önemli mesajlar var. İnsanların mutluluğu, İslam'ın emirleri, Hz. Muhammed'in sözleri ve Mevlana felsefesindedir.'' ''Tüm insanları sevin" İsviçreli Brigitte Schlappi, Mevlana'yı tanıdığında çok duygulandığını ve ağladığını söyleyerek konuşmasına başlıyor. Konya'ya artık sık gelmeye başladığını kaydeden Schlappi, şunları söylüyor: ''Mevlana'yı anladıkça ferahladığımı hissettim. Neyden çok etkilendim. Dinlerken kendimi maneviyatın en derinlerinde buldum. Ney beni tedavi etti. İslam'la tanıştım. Müslüman oldum. Mevlanalar, Yunuslar, 'tüm insanları sevin' diyor. Yaradan'ı seven insana dünyada umutsuzluk yoktur. Bunalımların en kötüsünü yaşadığım anda Mevlana'yı tanıdım, eserlerini okudum. O'nun sözleri sayesinde karanlık geceden aydınlık sabaha kavuştum.'' İtalyan Monica Belli, yıllar önce Konya'ya, Mevlana'ya geldiğinde dünyada hiçbir yerde hissetmediği duyguları hissettiğini söylüyor. Konya'da bulunmaktan çok mutlu olduğunu ifade eden Belli, ''Mevlana sevgisi beni mıknatıs gibi çekiyor. Konya'ya ilk geldiğimde farklı bir enerji hissettim. Buraya her yıl gelmeyi alışkanlık haline getirdim. Mevlana'yı tanımadan önce İslam'ı farklı biliyordum ama Mevlana'nın eserlerini okudukça düşüncelerim değişti. Mevlana İslam'ı anlatmak için anahtar'' diyor. 18 Şubat 2009

Çetiner Müzikn »

 

Featured Product

Film about the love for Rumi

KONYA - Foreigners who converted to Islam after being touched by a Turkish spiritual master’s philosophies are the focus of a new documentary. A Turkish music company has filmed a documentary about seven people from the United States, Switzerland, Italy, Sweden and Mexico, who have been impressed by the works and philosophy of Rumi, one of the greatest spiritual masters of Turkey, during visits to his birthplace, Konya. Hikmet Çetiner, the owner of the music company, said they believed the 40-minute documentary titled "Işığa Gelenler" (Who Find the Light) would draw a lot of attention from around the world. "The documentary tells the stories of people from different countries, who came to Konya after hearing about Rumi and his philosophy. It’s about their research and conversions to Islam as a result of spiritual events they experienced," he said. Çetiner said it took three years to create the documentary. "The documentary is in Turkish with English subtitles. It is a DVD and will be released to the market in the coming days." In the documentary, Swiss Peter Cunz said he visited the Rumi Museum in the central Anatolian city of Konya when he was a student. "As soon as I entered the museum, my heart started beating very fast. I found myself in a different atmosphere. My mind was still there when I returned to Switzerland and researched Rumi. I decided to become Muslim because the way to understand Rumi comes from Islam," he said. Elizabeth Gubelman from Sweden said when she came to Konya and she already knew about Islam thanks to her Muslim friends. "I am very sad when I leave Konya. It is my biggest desire to become close to Rumi, to find love." "

Çetiner Müzikn »

 

Featured Product

İslâmı doğru tanıtmaya muhtacız

Büyük İslâm âlimleri sadece hayattayken değil, vefatlarından sonra da dine hizmet ediyorlar. Konya’da medfun bulunan Hz. Mevlânâ, bilhassa ‘yabancı’ların İslâmla buluşmasına vesile oluyor. Hayattayken “Ne olursan ol, (İslâma) gel!” diyen Hz. Mevlânâ’nın bu çağrısı günümüzde de karşılık buluyor. Çoğu zaman Konya’yı ziyaret eden ‘turist’lerin İslâmla müşerref olduğunu duyarız. Hz. Mevlânâ’nın eseri “Mesnevi”nin de gerek Avrupa ve gerekse Amerika’da “en çok okunan eserler” arasında olduğu malûm. Bir yönüyle bakıldığında Hz. Mevlânâ’nın yabancılar nezdinde daha fazla okunduğu da söylenebilir. Bunca aleyhte propagandaya rağmen, Hz. Mevlânâ’nın eserlerinden etkilenerek İslâm’a teslim olanların sayısının artması, “İslâm’a davet edenler”e daha fazla vazife düştününü de gösteriyor. Nasıl ki Hz. Mevlânâ’nın “Mesnevi”si yabancıların Müslüman olmasına vesile oluyor, çağımızın Mevlânâ’sı Bediüzzaman’ın eserleri de aynı vazifeyi yapıyor. Geçen yıllarda yapılan bir araştırma, Müslüman olan ‘yabancı’ların büyük bir kısmının, Risâle-i Nur vesilesiyle bu bahtiyarlığa eriştiğini ortaya koymuştu... Hz. Mevlânâ’dan ve eserlerinden etkilenen ABD, İsviçre, İtalya, İsveç ve Meksikalı 7 kişinin Müslüman olması, Konya’da faaliyet gösteren Çetiner Müzik Film Yapım tarafından belgesel hâline getirilmiş. Firmanın sahibi Hikmet Çetiner, Işığa Gelenler (Who Find The Light) adlı belgeselin 40 dakikalık olduğunu kaydediyor. Belgesele konu olan 7 muhtedi, Hz. Mevlânâ ve ardından İslâm ile nasıl tanıştıklarını ve hayatlarında ne gibi değişiklikler olduğunu belgeselde anlatmışlar. (AA, 18 Şubat 2009) İsviçre’den Peter Cunz, şöyle demiş: ‘’Arkadaşlarla Mevlânâ Müzesi’ni ziyaret ettik. Kendimi farklı bir atmosferde buldum. İsviçre’ye döndüğümde aklım burada kaldı. Bir süre sonra Konya’ya yine geldim ve Mevlânâ’yı araştırdım. Mevlânâ’yı araştırırken aslında İslâmı araştırdığımı anladım. Mevlânâ’nın felsefesi İslâmın kendisidir. Mevlânâ, İslâmdan farklı bir şey söylemiyordu. Müslüman olmaya karar verdim. Çünkü Mevlânâ’yı anlamanın yolu İslâmdan geçiyordu.’’ Daha önce tutucu bir Hıristiyan olduğunu ifade eden Anna Regard Cunz ise şöyle demiş: ‘’Zamanla bazı sorularımın cevabını Hıristiyanlıkta bulamadım. Eşimden de etkilenerek İslâmı ve Mevlânâ’yı inceledim. Aradığım cevapları İslâmda buldum. İslâm birdir. Önemli olan onu doğru anlamak.’’ Meksikalı Federiko Stocktan’ın tesbitleri de şöyle: ‘’Mevlânâ’nın yolu bizi İslâma ve güzelliğe götürdü. Dünya zulümlerden, savaşlardan ve sevgisizlikten ancak Mevlânâ’nın felsefesi ile kurtulur.’’ ABD’li Sher Gamard şöyle konuşmuş: ‘’Eşimle namaz kılıyorum. Bütün sıkıntılarımdan kurtulup huzura kavuşuyorum. Mevlânâ’nın eserlerini, Kur’ân-ı Kerim’i okudum. Çok önemli mesajlar var. İnsanların mutluluğu, İslâmın emirleri, Hz. Muhammed’in sözleri ve Mevlânâ felsefesindedir.’’ İsviçreli Brigitte Schlappi: ‘’Mevlânâ’yı anladıkça ferahladığımı hissettim. İslâmla tanıştım. Müslüman oldum. Yaradan’ı seven insana dünyada umutsuzluk yoktur.’’ İtalyan Monica Belli’nin tesbiti ise şöyle olmuş: “Mevlânâ’yı tanımadan önce İslâmı farklı biliyordum ama Mevlânâ’nın eserlerini okudukça düşüncelerim değişti. Mevlânâ İslâmı anlatmak için anahtar.’’ Şunu tesbiti hiç unutmamalıyız: Doğru İslâmı ve İslâmiyete lâyık doğruluğu ortaya koyabilirsek İslâma teslim olanların sayısı çığ gibi artacak... 20.02.2009

Çetiner Müzikn »

 

Featured Product

'Troas' bölgesinin sesi yükseliyor




'Troas' bölgesinin sesi yükseliyor Çetiner Müzik Yapım Türk Halk Müziğinin aslına uygun şekilde yaşaması ve yaşatılması amacı ile yapmış olduğu Enstrümantal eserlerine bir yenisini daha ekledi.


Enstrümantal Türk Halk Müziği tarzında Daha önce Cappadocio Turkish Folk Guitar 1-2-3 serisi ile büyük kazanan albümlerin ardından üç yıldır üzerinde çalışılan ve bölge olarak Troas bölgesinin (İzmir, Balıkesir, Çanakkale) yanı sıra orta Anadolu'ya ait eserlerle önemli bir yere sahip eser olacak, Troy Turkish Folk Music albümü Türk Halk Müziğinin aslına uygun olarak icrası ile uluslararası boyutta tanıtımını yapacak bir çalışma.


Albümde, Edremit'in Gelini, Allı Gelin, Karanfilin Moruna gibi eserler bulunuyor.


YENİSAFAK.COM.TR / KÜLTÜR SANAT | 28 ŞUBAT 2013, 10:34

Çetiner Müzikn »

 

KORSANA HAYIR

KORSAN İHBAR HATTI: info@muya-bir.com | ihbar@mu-yap.org

    Korsan müzik neden daha ucuz?

  • Devlete vergi ödemez!
  • Sanatçıya telif ödemez!
  • Kalitesiz malzeme ile üretilir!
  • Müzik prodüksiyon maliyeti sıfırdır, çünkü çalıntıdır!
  • Korsanlar için, size tanıtım maliyeti sıfırdır!
  • Kanunsuz yollarla ülkemize girer!

    Farketmeden korsan müzik satın almakla;

  • Korsan dinlemek ve ticaretini yapmak,kul hakkıdır.Bu hakkın bir gün hesabının sorulacağını unutmayalım.
  • Hırsızlara kazanç sağlamış olursunuz. Hırsızları cesaretlendirirsiniz!
  • Elektronik aletlerinize ölümcül zararlar verebilirsiniz!
  • Sanatçınızı telif gelirinden mahrum bırakır, üretkenliğine darbe vurursunuz!
  • Haksız kazanca sebep olursunuz. Bu kazanç asla müzik sektörüne yatırım olarak geri dönmez.
  • Yabancı grupların ve sanatçıların korsan satışının varlığı nedeniyle ülkemizde konser verme, izlenme şansını ve türk kültürünün dışarı açılma çabasını ortadan kaldırırsınız!
  •  

    KORSAN İHBAR HATTI :  » info@muya-bir.com
      » ihbar@mu-yap.org 

     

    Featured Product

    Tüm Hakları Saklıdır

    Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved Fotoğrafların İzinsiz Olarak Kısmen veya Tamamen Kopyalanması ve Kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına Göre Suçtur.

    • Görsel İçerik.
    • Sesli İçerik.
    • Sesli ve Görsel icerik (Video).
    • izinsiz Kullanılması yasaktır. tüm içerik panetlidir.

    Türkiye panent enstsi www.tpe.gov.tr detaylı bilgi alınabilirnir. | aytıntılar için inceleyiniz. www.telifhaklari.gov.tr

    Çetiner Müzikn »

     

    Featured Product
    Featured Product

    Featured Product

    Online Satış

    Güvenli Online Satış Merkezlerimizdir. Ürünlerimizi Buradan Güvenle Satın Alabilirsiniz.